Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) ile akciğer kanserinin erken teşhis edilebileceğini belirterek, “Belirti beklemeden tarama yaptırın; erken tanı hayat kurtarır” dedi.
Dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olan akciğer kanserinin sessiz ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Katgı, sigara kullanımının en önemli risk faktörü olduğunu söyledi. Hava kirliliği, asbest, radon, genetik yatkınlık ve mesleki faktörlerin de etkili olduğunu belirten Katgı, “Geç tanı, tedavi şansını düşürür ve mortaliteyi artırır. Erken evrede tanı konan hastalarda cerrahi tedaviyle tam kür mümkündür” dedi.
Erken evre tümörler LDCT ile yakalanabilir
LDCT’nin düşük radyasyon dozu kullanarak akciğerleri görüntülediğini ifade eden Katgı, “Klasik toraks BT’de ortalama radyasyon dozu 6–7 mSv iken, LDCT’de 1–2 mSv civarındadır. Yani 3–5 kat daha düşük radyasyonla yüksek çözünürlüklü görüntüler elde ediliyor. ABD’de yapılan NLST ve Avrupa’daki NELSON çalışmaları, düşük doz BT taramasının akciğer kanserine bağlı ölümleri yüzde 20’ye kadar azalttığını göstermiştir” diye konuştu.
50–80 yaş arası risk grubuna öneriliyor
Katgı, uluslararası kılavuzlara göre 50–80 yaş arası, en az 20 paket-yıl sigara öyküsü olan ve hâlen içen ya da son 15 yıl içinde bırakmış bireylerin yılda bir kez LDCT taraması yaptırmasının faydalı olduğunu belirtti. “Tarama genellikle yılda bir kez yapılır. Şüpheli bulgu saptanırsa, kısa aralıklarla kontrol önerilir. Sigara içmeyenler için rutin tarama önerilmez; ancak pasif içicilik, aile öyküsü veya mesleki risk faktörleri varsa hekim değerlendirmesi gerekir” dedi.
LDCT’nin ağrısız, kısa sürede tamamlanan ve kontrast madde kullanılmayan bir yöntem olduğunu vurgulayan Katgı, yanlış pozitif oranlarının Lung-RADS sistemi ile yüzde 10–13 seviyelerine düştüğünü, yanlış negatiflerin ise düşük olduğunu belirtti.
Belirti beklemeden tarama yaptırın
Katgı sözlerini şöyle tamamladı:
“Akciğer kanseri genellikle belirti vermeden ilerler. Şikayetler başladığında hastalık çoğu zaman geç evrededir. Yüksek risk grubunda yapılan düzenli LDCT taramaları ölümleri anlamlı ölçüde azaltır. Erken tanı konan her hasta kazanılmış bir hayattır. Erken tanı, güçlü hasta-hekim iletişimi ve multidisipliner yaklaşımla mümkündür.”
Proje ekibinde Doç. Dr. Katgı’nın yanı sıra, Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Vekili Doç. Dr. Fatma Sert, Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emine Karaman ve 1. sınıf hemşirelik öğrencileri yer aldı.









